Artık eskisi gibi
doya doya gülemiyorum
Her gördüğümde gerçekleri
Tiksiniyorum bir kez daha
boşa geçen zamandan
Ağlıyorum geceleri, uyuyamıyorum
Soruyorum kendime
Beni rahatlatan, geceyi kurtaran
O kadehler şimdi nerede?
Neydi bendeki rahatlık?
Ebediyen uyuyacağımı bildiğim halde
İllede dalardım rüya aleme
Serseriydim
Koldaki faça izleri
Yüzüme yansıdığında öğrendim
O kadar acıya
Bu kadar bağlanılmayacağını
Renk renk kurdeleler
Yerini mor halkalara
bıraktığında anladım
Yaşamın gerçek anlamını
Bıktım! Bu protezlerin sesinden
Her konuşmaya çalıştığımda
Arızalı ağızım
Tükürükler saçıyordu etrafa
Geldikçe aklıma anılar
Aynalara koşuyorum
Kandıramam kendimi
Çizdikçe üstünü anıların
rahatlıyorum
Her şeye rağmen koşuyorum(Haha!)
Sistemi bozuk bir ihtiyar
Nasıl koşuyorsa intihara
Öyle yürüyorum
Geç kaldığım hayata
Oğuzhan YABACI
28 Şubat 2017 Salı
26 Şubat 2017 Pazar
Gecenin karanlığı örttüğü gibi
Gecenin karanlığı gibi örtmek isterdim; duygularımı uzaktan bakılınca sadece bir bilinmez olmasını, içine girdiğinde ise farklı dünyalardan farklı kalıntılar bulunduğunu bir çok üzüntünün mutluluğun bir arada bulunduğunu göstermek isterdim. Ben akarsu olup akıp geçmek isterdim hayattan üzüntüden mutluluktan yoksun fakan aktığım her yerden birşeyler bulundurmak isterdim üstümde yanlız kalmazdım hayatta üzgün olmaktan korkmaz yaşadığım sürece can olmak isterdim.
Yusuf AĞRALLI
Yusuf AĞRALLI
21 Şubat 2017 Salı
Evrenin Tımarhanesi
Birden ayak bastım evrenin tımarhanesine. Şimdi ne olucaktı? Bu akıl hastanesi denilen yere ayak mı uyduracaktım? Yoksa şifa bulup, ayrılacak mıydım? Cinsim, bu diyarı kendisininmiş gibi kullanıyor, sanki içindeki gardiyanların bir önemi yok. Halbuki gardiyanlar olmasa nasıl koruna bilirdik bu illegal işletim sistemine sahip gezegende. Dünya imiş burası şuan cinsimin yaşamını sürdürebildiği tek gezegen olduğu biliniyor.
İnsan denildiğini öğrendim cinsime, ama ben şekere katılmış nane olmak isterdim, her ağıza alındığımda ferahlatıp, onların doğaya muhtaç olduklarını hatırlatmayı yeğlerdim.
Gözlerim açıldı evrenin tımarhanesinde. Etrafıma baktığımda gördüm. İnsan gibi bakan, duyan, gören, ama tek fark akıllarını yitirmiş olduğu söylenen bahtiyarları gördüm. Keşke bende onlar gibi mutlu olabilseydim. Numara yapsak fark ederler miydi? Ya da kandırabilir miydim kendimi?
Oğuzhan YABACI
İnsan denildiğini öğrendim cinsime, ama ben şekere katılmış nane olmak isterdim, her ağıza alındığımda ferahlatıp, onların doğaya muhtaç olduklarını hatırlatmayı yeğlerdim.
Gözlerim açıldı evrenin tımarhanesinde. Etrafıma baktığımda gördüm. İnsan gibi bakan, duyan, gören, ama tek fark akıllarını yitirmiş olduğu söylenen bahtiyarları gördüm. Keşke bende onlar gibi mutlu olabilseydim. Numara yapsak fark ederler miydi? Ya da kandırabilir miydim kendimi?
Oğuzhan YABACI
18 Şubat 2017 Cumartesi
Ölüm ile satranç
Ölüm gölgesi izliyor beni
Ölü bedenim, ikinci kez tatmak istemiyor.
Bu acı veren düşünceyi
Her hamlemde
Biraz daha yaklaşıyor
Yeter! Ne olucaksa olsun
Bu yaşam denilen
satranç oynunda
Sanmıyorum
Ölümü atlatabileceğimi.
Kim çekebilir ki
ölümün şah'ının önüne vezirini.
Yolculuk başlıyor:
Beklediğim o sahneye
Aldım karşıma başladım
Ölüm ile satrança
Sen başla dedi, hayata
Her hamlemde takip ediyordu beni
Ensem de hissediyorum.
Siyahın nefesini
Her düştüğünde taşlarım
Hafifliyordu acılarım.
Elim de şah kaldı
Mutlulukdan havalara uçmaktayım.
Siyah sardı her yanımı
Kaçamıyorum artık
Son bir isteğim oldu
Bana özel bu gösteriyi
Tek ben izlemek istiyordum
Başladı bedenimde
tek kişilik şovuna
Her kesitinde alkışladım:
Tek ihtiyacım olan
Bu gösteriyi
Şah'ım mat oldu
Siyah kapladı bedenimi.
Oğuzhan YABACI
Ölü bedenim, ikinci kez tatmak istemiyor.
Bu acı veren düşünceyi
Her hamlemde
Biraz daha yaklaşıyor
Yeter! Ne olucaksa olsun
Bu yaşam denilen
satranç oynunda
Sanmıyorum
Ölümü atlatabileceğimi.
Kim çekebilir ki
ölümün şah'ının önüne vezirini.
Yolculuk başlıyor:
Beklediğim o sahneye
Aldım karşıma başladım
Ölüm ile satrança
Sen başla dedi, hayata
Her hamlemde takip ediyordu beni
Ensem de hissediyorum.
Siyahın nefesini
Her düştüğünde taşlarım
Hafifliyordu acılarım.
Elim de şah kaldı
Mutlulukdan havalara uçmaktayım.
Siyah sardı her yanımı
Kaçamıyorum artık
Son bir isteğim oldu
Bana özel bu gösteriyi
Tek ben izlemek istiyordum
Başladı bedenimde
tek kişilik şovuna
Her kesitinde alkışladım:
Tek ihtiyacım olan
Bu gösteriyi
Şah'ım mat oldu
Siyah kapladı bedenimi.
Oğuzhan YABACI
En derin okyanuslarda
En derinlerde ararken kalbini, bir gemi çıktı karşıma… aslında umudum olan o gemi batıyordu ufukta… en derin okyanuslarda; ve gündüzler gecelerden karanlık, soğuk suların derinliği… herşey gitti bi umudum kaldı olmayan günışığımda…
Mehmet Serol ŞENTÜRK
Mehmet Serol ŞENTÜRK
17 Şubat 2017 Cuma
Ayna'nın kırgınlığı
Sonsuzluğa hapsoldum
Bir aynanın içinde
Herkes, geçiyor karşıma
Kimi ağlıyor, kimi gülüyor
Onunla ağladım
Onunla güldüm
Ağlayana, bir ışık yansıttım
Gülene gerçekleri
Bir dost gibi baktım onlara
Soytarı köşemden
Sultanca
Işık yansıttığım dedi;
laf ebeliği yapma bana.
Gerçekleri gösterdiğim,
kırdı beni.
Bırak kırsın diye söylendi
iç ses.
Sen alıştın kendi kırıklarına tutunmaya
Hayaller kurdum, çıkacaktım
bu çukur aynanın içinden
Bir adım attım ileriye
Gerçeklere çarptım
Ağladım
Oğuzhan YABACI
Bir aynanın içinde
Herkes, geçiyor karşıma
Kimi ağlıyor, kimi gülüyor
Onunla ağladım
Onunla güldüm
Ağlayana, bir ışık yansıttım
Gülene gerçekleri
Bir dost gibi baktım onlara
Soytarı köşemden
Sultanca
Işık yansıttığım dedi;
laf ebeliği yapma bana.
Gerçekleri gösterdiğim,
kırdı beni.
Bırak kırsın diye söylendi
iç ses.
Sen alıştın kendi kırıklarına tutunmaya
Hayaller kurdum, çıkacaktım
bu çukur aynanın içinden
Bir adım attım ileriye
Gerçeklere çarptım
Ağladım
Oğuzhan YABACI
16 Şubat 2017 Perşembe
Lavinia'dan isteğim
Artık eskisi gibi gelmiyor bana yaşamak
Hiç uyumak geçmiyor, içimden.
İnsomnia'ya mı açtım gözlerimi?
Sanki,
İçimde ki kelebekler yerini
Akbabalara bıraktı,
Akbabaların darbelerini hissediyorum
Ölü gövdemde.
Sanki bana faydası olmayan gövdem
Onlara yarar sağlayacaktı
Yırtın! Her yerimi gagalayın
Durmayın, ben hakettim bunları
Susmayacaktım hiç bir zaman
Alın bütün acılarımı.
Rahat koklayayım lavinia'yı
Sanırım Majör depresyon sardı bedenimi
Kurtulabilir miyim acaba bu anhedoni den
Karar veremiyorum koklasam mı seni lavinia
Söz verebilecek misin bana kalbime ulaşabileceğine
Senle de bozuşmayalım lavinia
Lavinia şöyle seslendi bana
"Panzehirin bende.
Gel de ulaş gerçek özgürlüğe
Alayım bütün acını sarayım seni kefene"
Sözünü tuttu lavinia
Aldı bütün acılarımı tek dostum lavinia
Oğuzhan YABACI
Sosyal medya hesaplarımız
Wattpad-Layetezelzelll
Instagram-layetezelzelll
facebook.com/layetezelzelll/
Instagram-layetezelzelll
facebook.com/layetezelzelll/
Çalı süpürgesi gibi
Çalı süpürgesi gibi, süpürmek istiyorum
Dünya dan pislikleri.
Temizlemek isterim
Bütün kirli ayak izlerini
Her yere saçılsın, sarı saçlarım
Hepsi sesli düşünsün tellerimin
Duyan sopalar koşsun
Dinlemek istesin tellerimi
Dikkat edin sopalar
Yakalamasın sizi
Düşünce polisleri
Sopalar dan haber geldi
Yakalamışlar ikisini
Kırdırmışlar birbirini
Sopalar dan ses geldi
Her vurdurdukların da birbirlerini
Dünyada yankılandı
EŞİTLİK ADALET sesleri
Artık kıramıyordu sopaları
Düşünce polisleri
Haydi kalkalım ayağa, inlesin ayak sesleri
Sopalar geliyor, kaçın
Kapitalizm in askerleri
Haydi gelin süpürelim
Dünyanın pisliklerini
Oğuzhan YABACI
Dünya dan pislikleri.
Temizlemek isterim
Bütün kirli ayak izlerini
Her yere saçılsın, sarı saçlarım
Hepsi sesli düşünsün tellerimin
Duyan sopalar koşsun
Dinlemek istesin tellerimi
Dikkat edin sopalar
Yakalamasın sizi
Düşünce polisleri
Sopalar dan haber geldi
Yakalamışlar ikisini
Kırdırmışlar birbirini
Sopalar dan ses geldi
Her vurdurdukların da birbirlerini
Dünyada yankılandı
EŞİTLİK ADALET sesleri
Artık kıramıyordu sopaları
Düşünce polisleri
Haydi kalkalım ayağa, inlesin ayak sesleri
Sopalar geliyor, kaçın
Kapitalizm in askerleri
Haydi gelin süpürelim
Dünyanın pisliklerini
Oğuzhan YABACI
Bize aldanma çocuk
Gel bebek gel çocuk
Sakın! Gelmemezlik yapma
Biliyorum o kocaman gözlerinle, bizi izlediğini
Annenin büyük karnındaki, küçük delikten.
Bize aldanma sakın.
Biz seni bekliyoruz.
Gel de kurtar bizi, bu düştüğümüz hallerden.
Bir el uzat bize kaldır bizi
Tüm yüklerimizle beraber.
Biliyorum biliyorum sen,
hafifleticeksin bize ağır gelen
tüm yükleri.
Sen üstümüzdeyken
Çok rahat çekicez, hayata karşı şınavı.
Gel de sarsın berraklığın
dünyayı
Aç bütün karanlık kalplerin
ışığını
Senin gülüşün yankılansın
bu diyarlarda
Kahkahan bastırsın,
tüm silah seslerini.
Temizle, mutluluk göz yaşlarınla
dünyanın pisliğini.
-Büyükler seslenişim size, iyi davranın tüm çocuklara onların; gülüşü, mutluluk göz yaşı, berraklığı kurtarıcak bizleri.
Oğuzhan YABACI
Sakın! Gelmemezlik yapma
Biliyorum o kocaman gözlerinle, bizi izlediğini
Annenin büyük karnındaki, küçük delikten.
Bize aldanma sakın.
Biz seni bekliyoruz.
Gel de kurtar bizi, bu düştüğümüz hallerden.
Bir el uzat bize kaldır bizi
Tüm yüklerimizle beraber.
Biliyorum biliyorum sen,
hafifleticeksin bize ağır gelen
tüm yükleri.
Sen üstümüzdeyken
Çok rahat çekicez, hayata karşı şınavı.
Gel de sarsın berraklığın
dünyayı
Aç bütün karanlık kalplerin
ışığını
Senin gülüşün yankılansın
bu diyarlarda
Kahkahan bastırsın,
tüm silah seslerini.
Temizle, mutluluk göz yaşlarınla
dünyanın pisliğini.
-Büyükler seslenişim size, iyi davranın tüm çocuklara onların; gülüşü, mutluluk göz yaşı, berraklığı kurtarıcak bizleri.
Oğuzhan YABACI
15 Şubat 2017 Çarşamba
Kendi korku filmlerimiz
Hepimizin var söyleyemediği, içinde çürümeye terk ettiği gömülü olan şeyler. Zaman zaman dilimizin ucuna getiriyoruz onları, mezarı kazıyoruz ve içinden çıkarıp onu tam söyliyecek iken ağzımızdan çıkan sözün mezarda ne kadar çürümüş, çirkinleşmiş ve dışarıya çıkardığımızda karşımızdakini korkutacak kadar korkunç olduğunu düşünerek geri gömüyoruz içimize. Aslında hepimiz birer aklını kaçırmış yönetmenleriz, içimizin karanlığında ki o mezarlıkta onları dışarı çıkarmak yerine kendi korku filmlerimizi çekiyoruz.
Semih BERBER
Semih BERBER
Bilinmeyen'in isteği
Ben bir bilinmeyenim. Kaybolup gitmek istiyorum, öğretmenim beni yok etme metoduyla yok edermisin? Eğer acıyıp yapamıycaksan, bana acıma
ille de acıyacaksan bir şeylere, insanlığa ve doğaya acı.
Öğret onlara öğretmenim, doğa insansız yaşar ama insan doğasız yaşayamaz.
Öğret onlara öğretmenim, öğret ki masumların gözyaşı yağmasın dünyanın üzerine. Eğer böyle yağmaya devam ederse, herkes balığa dönüşmek
zorunda kalıcak öğretmenim.
Ben bir kalkan balığı olmak isterim, hamsiyi korumak, kılıç balığına karşı gelmek isterim öğretmenim.
Yosun olup kaplamak isterim sivri kayaların üstünü, onları yeşille sarmak isterim öğretmenim.
İllaki! bilinmeyene bir değer vericeksen, beni yaz öğretmenim
Bilinmeyenin yerine.
Oğuzhan YABACI
Kaydol:
Yorumlar (Atom)